Araç Arıza Teşhisinde Koku, Ses, Titreşim ve Görsel Kontroller
Otomobiller günümüzde geçmişe göre çok daha gelişmiş ve karmaşık sistemlere sahip. Motor yönetimi, elektronik kontrol üniteleri, sensörler, elektronik gaz kelebeği, gelişmiş şanzımanlar, ABS, ESP, turbo sistemleri ve emisyon ekipmanları sayesinde araçlar daha verimli ve güvenli hale geldi.
Ancak teknolojinin artması, bazı arızaların teşhis edilmesini de zorlaştırdı. Bir sorun yalnızca mekanik bir parçadan kaynaklanmayabilir; sensör, kablo, soket, elektronik kontrol ünitesi veya yazılım da problemin kaynağı olabilir.
Buna rağmen arıza teşhisinin ilk aşaması çoğu zaman oldukça basittir.
Aracınızı tanıyorsanız, kokular, sesler, titreşimler, pedal tepkileri, gösterge paneli uyarıları ve gözle görülebilen değişiklikler size önemli ipuçları verebilir.
Bu yöntemler profesyonel teşhis cihazlarının yerini tutmaz. Ancak problemin hangi sistemde aranması gerektiğini anlamak için oldukça değerlidir.
Aracınızı Tanımak Neden Önemlidir?
Bir aracın normal çalışma karakterini bilmek, ortaya çıkan değişiklikleri fark etmeyi kolaylaştırır.
Motorun normal rölanti sesi, direksiyonun tepkisi, fren pedalının sertliği, vites geçişleri, süspansiyonun çalışma şekli ve kabin içerisindeki normal kokular zamanla sürücü tarafından öğrenilir.
Bu nedenle araçta meydana gelen küçük bir değişiklik bile dikkat çekebilir.
Örneğin:
-
Motor daha titreşimli çalışıyorsa
-
Fren pedalı daha farklı hissediliyorsa
-
Direksiyon daha ağır hale geldiyse
-
Virajlarda yeni bir ses oluştuysa
-
Motor bölmesinden farklı bir koku geliyorsa
-
Araç eskisinden daha zor hızlanıyorsa
-
Yakıt tüketimi belirgin şekilde arttıysa
bunlar arızanın ilk belirtileri olabilir.
1. Kokuları Kullanarak Arıza Teşhisi
Koku, araç sorunlarını fark etmenin en kolay yollarından biridir. Çünkü normal çalışan bir otomobilin belirgin ve sürekli bir arıza kokusu üretmemesi gerekir.
Yeni ortaya çıkan ve tekrarlayan kokular özellikle dikkate alınmalıdır.
Ancak araçtaki sıvıları sırf koklamak amacıyla kapağını açmak veya sıcak motor bölmesine yaklaşmak güvenli değildir. Kokunun kaynağını aracın normal çalışma koşullarında ve güvenli mesafeden değerlendirmek gerekir.
Egzoz gazı kokusu
Kabin içerisinde egzoz gazı kokusu alınması ciddi bir durumdur.
Egzoz sistemindeki bir kaçak, özellikle motor bölmesine veya aracın alt kısmına yakın bir noktadaysa egzoz gazlarının kabine ulaşmasına neden olabilir.
Egzoz gazı karbonmonoksit içerir ve karbonmonoksit zehirlenmesi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Kabin içerisinde egzoz kokusu fark ederseniz camları açarak sürüşe devam etmek yerine mümkün olan en kısa sürede güvenli bir yerde durmak ve sorunun profesyonel olarak kontrol edilmesini sağlamak gerekir.
Yakıt kokusu
Belirgin ve sürekli yakıt kokusu, yakıt sistemiyle ilgili bir kaçak veya buharlaşma problemi olabileceğini düşündürür.
Kontrol edilmesi gereken bölgeler arasında:
-
Yakıt deposu
-
Yakıt dolum sistemi
-
Yakıt hatları
-
Enjektör çevresi
-
Yakıt rampası
-
Yakıt pompası bağlantıları
-
EVAP sistemi
bulunabilir.
Yakıt kokusu özellikle motor bölmesinde yoğunlaşıyorsa yangın riski nedeniyle ihmal edilmemelidir.
Yanmış yağ kokusu
Yanmış yağ kokusu, motor yağının sıcak bir yüzeye ulaşmasıyla ortaya çıkabilir.
Örneğin yağ:
-
Egzoz manifoldu
-
Turbo çevresi
-
Motor bloğunun sıcak yüzeyleri
-
Egzoz sistemi
üzerine sızıyorsa yanık yağ kokusu oluşabilir.
Bu durumda motor bölgesinde yağ kaçağı olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Antifriz veya soğutma sıvısı kokusu
Soğutma sıvısı genellikle belirgin, tatlımsı bir kokuya sahiptir.
Motor bölmesinde veya kabin içerisinde bu koku fark ediliyorsa soğutma sistemi kontrol edilmelidir.
Olası nedenler arasında:
-
Radyatör kaçağı
-
Hortum kaçağı
-
Su pompası
-
Termostat gövdesi
-
Genleşme tankı
-
Kalorifer peteği
bulunabilir.
Soğutma sıvısı kaybı motorun aşırı ısınmasına neden olabileceği için göz ardı edilmemelidir.
Kükürt veya çürük yumurta benzeri koku
Kükürt benzeri koku özellikle egzoz sistemiyle ilgili problemlerde ortaya çıkabilir.
Katalitik konvertör, yakıt karışımı ve egzoz emisyon sistemi kontrol edilmelidir.
Bazı akü problemleri de benzer bir kokuya neden olabilir. Özellikle akünün aşırı şarj olması veya hasar görmesi durumunda alışılmadık bir koku fark edilebilir.
Yanmış kauçuk veya balata kokusu
Yanmış kauçuk kokusu kayışlar, lastikler veya sürtünmeye maruz kalan diğer parçalarla ilişkili olabilir.
Yanmış balata kokusu ise özellikle yoğun frenleme sonrasında ortaya çıkabilir.
Normal kullanım sonrasında sürekli tekrarlayan yanık kokusu varsa fren sistemi, kayışlar ve diğer sıcaklık oluşturan parçalar kontrol edilmelidir.
Küf ve nem kokusu
Kabin içerisinde küf veya rutubet kokusu varsa klima ve havalandırma sistemi incelenmelidir.
En sık kontrol edilmesi gereken noktalardan biri kabin hava filtresidir.
Bunun yanında:
-
Klima evaporatörü
-
Klima tahliye sistemi
-
Kabin içerisine su girişi
-
Islak halı veya izolasyon malzemeleri
de kokuya neden olabilir.
Yanmış plastik veya elektrik kokusu
Yanmış plastik kokusu elektrik tesisatı, soket, sigorta, röle veya elektronik bir bileşenin aşırı ısınmasıyla ilişkili olabilir.
Ancak egzoz üzerine yapışmış plastik bir poşet veya başka bir malzeme de benzer bir koku oluşturabilir.
Kokunun kaynağı belirgin değilse elektrik tesisatına müdahale etmek yerine profesyonel kontrol yapılmalıdır.
2. Dokunma ve Titreşimlerle Arıza Teşhisi
Dokunma duyusu özellikle titreşimleri ve pedal tepkilerini değerlendirmek için kullanılabilir.
Burada amaç motor bölmesindeki sıcak parçalara dokunmak değildir. Sürücünün direksiyon, vites kolu ve pedallar üzerinden hissettiği değişiklikler değerlendirilmelidir.
Direksiyon Titreşimi Ne Anlama Gelir?
Direksiyon simidindeki titreşimin ne zaman ortaya çıktığı teşhis açısından önemlidir.
Belirli hızlarda titreşim
Tekerlek balansı, lastikler, jantlar veya bazı süspansiyon parçaları kontrol edilmelidir.
Fren sırasında titreşim
Fren diskleri, balatalar, kaliperler ve ilgili süspansiyon parçaları değerlendirilmelidir.
Virajlarda ses veya titreşim
Ön takım, akslar, CV mafsalları, rulmanlar, rot ve rotil gibi parçalar kontrol edilebilir.
Direksiyonun normalden ağırlaşması
Elektrikli veya hidrolik direksiyon sisteminde bir problem olabilir. Elektrik destekli sistemlerde akü, şarj sistemi, direksiyon motoru ve ilgili elektronik sistemler de kontrol edilmelidir.
Direksiyonun tepkisi normal değilse araç kullanılmaya devam edilmemelidir.
Vites Kolundaki Titreşimler
Manuel veya otomatik şanzımanda vites kolunun hareketi araçtan araca değişebilir.
Ancak daha önce olmayan belirgin bir titreşim veya aşırı hareket ortaya çıktıysa bunun nedeni araştırılmalıdır.
Olası nedenler arasında:
-
Motor takozları
-
Şanzıman takozları
-
Aktarma organları
-
Şanzıman problemleri
-
Debriyaj sistemi
-
Motorun düzensiz çalışması
bulunabilir.
Özellikle motor rölantideyken vites kolundaki hareketin belirgin şekilde artması motor takozlarıyla ilişkili olabilir.
Pedalları Hissederek Arıza Teşhisi
Pedallar da araç hakkında önemli bilgiler verir.
Gaz pedalı
Gaz pedalının fiziksel olarak takılması, geri dönmemesi veya elektronik gaz tepkisinin anormal hale gelmesi önemlidir.
Modern araçlarda gaz pedalı genellikle elektronik konum sensörleri kullanır. Bu nedenle gaz tepkisindeki problem yalnızca mekanik pedal mekanizmasından veya yakıt sisteminden kaynaklanmaz.
Pedal sensörleri, kablolar, soketler, gaz kelebeği ve motor kontrol sistemi de değerlendirilmelidir.
Fren pedalı
Fren pedalının normalden yumuşak veya süngerimsi olması hidrolik fren sisteminde hava, sıvı kaçağı veya başka bir problem olabileceğini düşündürür.
Pedalın aşırı sertleşmesi de vakum destek sistemi veya diğer fren destek bileşenleriyle ilgili bir soruna işaret edebilir.
Fren sırasında direksiyonda titreşim hissediliyorsa fren diskleri, kaliperler, tekerlekler ve süspansiyon sistemi incelenmelidir.
Debriyaj pedalı
Manuel şanzımanlı araçlarda debriyaj pedalındaki değişiklikler de önemli bir ipucudur.
Pedal aniden yumuşuyorsa veya tabana kadar inip geri dönmüyorsa:
-
Hidrolik sistemde kaçak
-
Sistemde hava
-
Debriyaj merkez silindiri problemi
-
Debriyaj alt merkez problemi
-
Mekanik bağlantı problemi
gibi nedenler araştırılmalıdır.
Eski bazı araçlarda mekanik debriyaj teli de kullanılabilir ve tel kopması benzer bir belirti oluşturabilir.
3. Dinleyerek Arıza Teşhisi
Bir otomobilin çıkardığı sesleri öğrenmek, arıza teşhisinde oldukça değerlidir.
Aracın normal sesini bilmeden anormal sesi ayırt etmek zordur.
Bu nedenle motoru:
-
İlk çalıştırmada
-
Rölantide
-
Hızlanırken
-
Fren yaparken
-
Viraj alırken
-
Bozuk yolda
-
Vites değiştirirken
dinlemek faydalıdır.
Yeni ortaya çıkan sesler özellikle önemlidir.
Virajda Çıtırtı veya Tıkırtı
Viraj sırasında tekrarlayan çıtırtı veya tıkırtı sesi, özellikle ön aks ve süspansiyon sisteminin incelenmesini gerektirebilir.
Olası nedenler arasında:
-
CV mafsalı
-
Rot başı
-
Rot
-
Rotil
-
Amortisör bağlantıları
-
Z-rot
-
Süspansiyon burçları
bulunabilir.
Sesin hangi yönde ve hangi manevrada ortaya çıktığı teşhiste önemlidir.
Tıkırtı ve Vuruntu Sesleri
Bozuk yollarda gelen tıkırtılar genellikle süspansiyon veya gevşek bağlantılarla ilişkili olabilir.
Motor tarafından gelen vuruntu ise çok daha farklı bir konu olabilir.
Motorun çalışma koşuluna göre ortaya çıkan:
-
Tıkırtı
-
Şıkırtı
-
Vuruntu
-
Zincir sesi
-
Kayış sesi
-
Metalik sürtünme
gibi seslerin kaynağı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Özellikle motor yağ lambası ile birlikte gelen anormal mekanik sesler ciddi yağlama probleminin belirtisi olabilir.
Fren Yaparken Gelen Sesler
Fren sırasında oluşan sesler:
-
Balata aşınması
-
Fren diski problemi
-
Kaliper
-
Taş veya yabancı cisim
-
Balatanın cama benzer şekilde sertleşmesi
-
Fren donanımındaki gevşeklik
gibi nedenlerle ortaya çıkabilir.
Fren sisteminden gelen metalik sürtünme sesi veya fren performansında belirgin değişiklik varsa araç kontrol edilmelidir.
4. Görerek Arıza Teşhisi
Görsel kontrol, herhangi bir arıza teşhisinin en basit aşamalarından biridir.
Aracın altında veya motor bölmesinde görülen küçük bir iz bile önemli olabilir.
Örneğin:
-
Yağ lekesi
-
Soğutma sıvısı izi
-
Yakıt sızıntısı
-
Fren hidroliği
-
Direksiyon sıvısı
-
Şanzıman yağı
-
Islak hortum
-
Düşmüş veya kopmuş parça
-
Gevşemiş bağlantı
-
Kırılmış plastik parça
bir problemin ilk belirtisi olabilir.
Gösterge Panelini Kontrol Edin
Gösterge paneli aracın sürücüyle iletişim kurduğu en önemli bölümlerden biridir.
Özellikle şu uyarılar dikkate alınmalıdır:
-
Motor arıza lambası
-
Yağ basıncı uyarısı
-
Hararet uyarısı
-
Akü/şarj sistemi uyarısı
-
Fren sistemi uyarısı
-
ABS uyarısı
-
ESP/çekiş kontrol uyarısı
-
Lastik basıncı uyarısı
Her uyarı aynı derecede acil değildir.
Örneğin motor çalışırken kırmızı yağ basıncı lambasının yanması, mümkün olduğunca hızlı şekilde durmayı gerektirebilir. Buna karşılık bazı sarı emisyon uyarıları aracın hemen durmasını gerektirmeyebilir.
Uyarının rengi, sembolü, sürüş koşulları ve aracın davranışı birlikte değerlendirilmelidir.
Motor Bölmesinde Nelere Bakılabilir?
Motor soğukken ve araç güvenli şekilde park edilmişken basit bir görsel kontrol yapılabilir.
Kontrol edilebilecek noktalar arasında:
-
Yağ seviyesi
-
Soğutma sıvısı seviyesi
-
Görülebilen yağ kaçakları
-
Hortumlar
-
Kelepçeler
-
Akü bağlantıları
-
Gevşek soketler
-
Kopmuş veya çatlamış hortumlar
-
Kayışların genel durumu
-
Anormal sıvı izleri
bulunabilir.
Ancak çalışan motorun hareketli, sıcak veya elektrikli parçalarına elle müdahale edilmemelidir.
Aracın Altındaki Lekeler Ne Anlatır?
Aracın park edildiği yerde sıvı lekesi görülmesi önemli bir ipucudur.
Sıvının rengi ve kıvamı fikir verebilir ancak yalnızca renge bakarak kesin teşhis koymak doğru değildir.
Örneğin:
Motor yağı: Genellikle kahverengi veya siyaha yakın olabilir.
Soğutma sıvısı: Kullanılan ürüne bağlı olarak farklı renklerde olabilir.
Fren hidroliği: Açık renkli olabilir ve karakteristik bir yapıya sahiptir.
Klima yoğuşma suyu: Genellikle renksiz ve kokusuz sudur ve özellikle klima kullanıldıktan sonra aracın altında görülmesi normaldir.
Bu nedenle sıvının nereden geldiği ve aracın hangi sistemine ait olduğu belirlenmelidir.
Arıza Teşhisinde Dört Duyuyu Birlikte Kullanın
En iyi sonuç, tek bir belirtiye odaklanmak yerine farklı belirtileri bir arada değerlendirmekle elde edilir.
Örneğin araçta:
-
Motor bölmesinden yanmış yağ kokusu
-
Egzoz çevresinde yağ izi
-
Motor çalışırken hafif duman
-
Yağ seviyesinde düşüş
aynı anda görülüyorsa, bunların birbirinden bağımsız dört problem olduğunu düşünmek yerine ortak bir neden aranmalıdır.
Benzer şekilde fren sırasında direksiyon titremesi, fren pedalında titreşim ve fren mesafesinde değişiklik birlikte ortaya çıkıyorsa fren sistemi daha ayrıntılı incelenmelidir.
Belirtiyi Ne Zaman Ortaya Çıktığıyla Birlikte Değerlendirin
Arıza teşhisinde yalnızca “ne oluyor?” sorusu yeterli değildir.
Ne zaman oluyor? sorusu da en az bunun kadar önemlidir.
Örneğin bir ses:
-
Sadece soğuk motorda
-
Motor ısındığında
-
Rölantide
-
Hızlanırken
-
Fren yaparken
-
Virajda
-
Bozuk yolda
-
Belirli bir hızda
-
Belirli bir motor devrinde
ortaya çıkabilir.
Bu bilgiler arızanın kaynağını ciddi şekilde daraltabilir.
OBD-II Tarama Cihazını Ne Zaman Kullanmalısınız?
Modern araçlarda görsel ve duyusal kontroller çok faydalıdır ancak elektronik sistemleri yalnızca bu yöntemlerle teşhis etmek mümkün değildir.
Motor arıza lambası veya başka bir elektronik uyarı varsa OBD-II taraması önemli bir sonraki adımdır.
Tarama cihazı:
-
DTC'leri
-
Bekleyen arızaları
-
Freeze-frame verilerini
-
Bazı canlı sensör verilerini
-
Bazı sistemlerde misfire bilgilerini
gösterebilir.
Ancak burada da önemli bir ayrıntı vardır:
Arıza kodu, otomatik olarak değiştirilecek parçayı söylemez.
Kodun gösterdiği devre veya sistem üzerinde gerekli testler yapılmalıdır.
Ne Zaman Aracı Kullanmayı Bırakmalısınız?
Bazı belirtiler basit bir bakım ihtiyacını gösterebilirken bazıları aracı kullanmaya devam etmenin güvenli olmadığını gösterir.
Özellikle:
-
Yağ basıncı lambası yanıyorsa
-
Hararet yükseliyorsa
-
Fren pedalı anormal hale geldiyse
-
Fren performansı ciddi şekilde azaldıysa
-
Direksiyon kontrolü değiştiyse
-
Yakıt kaçağı şüphesi varsa
-
Kabinde egzoz gazı kokusu varsa
-
Motor arıza lambası yanıp sönüyorsa
-
Motor ciddi şekilde tekliyorsa
-
Şiddetli mekanik vuruntu varsa
aracı kullanmaya devam etmek yerine güvenli şekilde durmak ve profesyonel yardım almak daha doğru olacaktır.
Arıza Teşhisinde En Büyük Hata: Parçayı Tahmin Ederek Değiştirmek
Araçlarda aynı belirtiyi çok farklı arızalar oluşturabilir.
Örneğin motorun teklemesi yalnızca bobinden kaynaklanmaz. Buji, enjektör, hava kaçağı, yakıt basıncı, sensörler veya kompresyon problemi de aynı belirtiyi oluşturabilir.
Benzer şekilde bir motor arıza kodunun çıkması da kodun isminde geçen parçanın kesinlikle arızalı olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle iyi bir teşhis süreci şu mantıkla ilerlemelidir:
Belirtiyi fark et → hangi koşulda oluştuğunu belirle → kokuyu, sesi, titreşimi ve görsel belirtileri değerlendir → arıza kodlarını oku → ilgili sistemi test et → gerçek nedeni doğrula → gerekli onarımı yap.
Aracınızı ne kadar iyi tanırsanız, küçük değişiklikleri o kadar erken fark edersiniz. Erken fark edilen bir yağ kaçağı, gevşek bağlantı, anormal ses veya soğutma sıvısı kaybı, ileride çok daha pahalı bir arızaya dönüşmeden önce çözülebilir.
Fırat
04-11-2018 | İstanbulÇok yararlı oldu teşekkür ederim.