Pierre Joseph Ravel kimdir? (1832 - 1908)
Pierre Joseph Ravel, 19. yüzyılın ikinci yarısında demiryolları, motor teknolojisi ve erken otomobil çalışmalarıyla ilgilenmiş İsviçre kökenli bir mühendis ve mucittir. Bugün adı çoğu zaman oğlu, ünlü Fransız besteci Maurice Ravel ile birlikte anılır. Ancak Pierre-Joseph Ravel'in kendi hayatına bakıldığında, onun da döneminin sıra dışı teknik insanlarından biri olduğu görülür.
19 Eylül 1832'de İsviçre'nin Cenevre kantonundaki Versoix'de doğan Ravel, mühendislik eğitimi aldıktan sonra demiryolu projelerinde çalıştı. Özellikle İspanya'daki Madrid-Irun demiryolu hattının yapımında görev alması, genç yaşta büyük mühendislik projelerinin içinde yer almasını sağladı. Daha sonraki yıllarda ise ilgisini giderek motorlara ve otomobillere yöneltti.
Onu ilginç kılan nokta tam da burada başlar. Çünkü Ravel'in motor ve otomobil üzerinde çalıştığı dönem, bugünkü anlamda otomobil endüstrisinin henüz ortaya çıkmadığı yıllardı.
Çocukluğu ve ailesi
Pierre-Joseph Ravel, Versoix'de dünyaya geldi. Babası Aimé veya Ami Ravel, Fransa'nın Collonges-sous-Salève bölgesinden Versoix'e gelmiş ve burada fırıncılık yapmıştı. Aimé Ravel, Caroline Grosfort ile evlendi ve çiftin beş çocuğundan biri Pierre-Joseph oldu.
Ravel ailesinin sonraki kuşaklarında farklı alanlara ilgi duyan insanlar da ortaya çıktı. Pierre-Joseph'in kardeşlerinden Édouard Ravel sanatla ilgilenerek ressam oldu.
Bu nedenle Ravel ailesinde hem teknik hem de sanatsal ilginin bir arada bulunduğu bir ortam vardı.
Pierre-Joseph'in kendi çocukluğundan itibaren müziğe de ilgi duyduğu aktarılır. Bu ayrıntı, yıllar sonra dünyaca ünlü bir besteci olacak oğlu Maurice Ravel'in yetiştiği aile ortamını anlamak açısından önemlidir.
Mühendislik eğitimi ve İspanya yılları
Pierre-Joseph Ravel mühendislik eğitimi aldıktan sonra demiryolu projelerinde çalışmaya başladı.
19. yüzyılın ortalarında demiryolları Avrupa'nın en önemli teknolojik gelişmelerinden biriydi. Demiryolu hatlarının inşası yalnızca ray döşemekten ibaret değildi. Köprüler, eğimler, tüneller, lokomotiflerin çalışma koşulları ve arazi şartları gibi çok sayıda mühendislik probleminin çözülmesi gerekiyordu.
Ravel de bu dönemde İspanya'da önemli bir projede görev aldı ve Madrid ile Irun arasındaki demiryolu hattının yapımını yönetti.
İspanya'da geçirdiği yıllar onun hayatında başka bir açıdan da önemliydi.
Burada Marie Delouart ile tanıştı. Bask kökenli Marie Delouart daha sonra Ravel'in eşi ve Maurice Ravel'in annesi olacaktı. Çift 3 Nisan 1873'te Paris'te evlendi.
Paris'e taşınması ve otomobillere ilgisi
Ravel 1860'lı yıllarda Paris'e yerleşti.
O dönemde Paris, Avrupa'nın en önemli bilim, mühendislik ve sanayi merkezlerinden biriydi. Buharlı makineler, demiryolları ve yeni motor teknolojileri üzerine çalışmalar hız kazanıyordu.
Ravel'in ilgisi de giderek ulaşım teknolojilerine yöneldi.
1868 yılında, hareket için kullanılabilecek yağla ısıtılan bir buhar jeneratörü üzerine patent aldı. Bu patent, onun yalnızca teorik olarak motorlarla ilgilenmediğini, bunları ulaşım amacıyla kullanabilecek sistemler geliştirmeye çalıştığını gösteriyordu.
Daha sonra üzerinde çalıştığı sistemlerden biri, iki zamanlı bir motor tasarımıydı.
Bugün iki zamanlı motorları motosikletlerden küçük motorlara kadar birçok uygulamada biliyoruz. Ancak Ravel'in yaşadığı dönemde içten yanmalı motor teknolojisi henüz gelişme aşamasındaydı. Dolayısıyla yaptığı çalışmalar oldukça deneysel bir karakter taşıyordu.
Erken otomobil denemesi
Pierre-Joseph Ravel'in en dikkat çekici çalışması, geliştirdiği motor sistemini bir araca uygulamasıydı.
1860'ların sonlarında Ravel, motorlu aracını Paris çevresindeki sanayi bölgelerinde kısa mesafelerde kullandı. Bu araç bugünkü otomobillerle karşılaştırıldığında oldukça ilkel görünürdü. Fakat o dönemin şartları düşünüldüğünde önemli bir deneydi.
Henüz otomobilin nasıl olması gerektiğine dair ortak bir tasarım anlayışı bile yoktu.
Motor nerede bulunmalıydı?
Yakıt nasıl taşınmalıydı?
Motor nasıl soğutulmalıydı?
Araç nasıl yönlendirilecekti?
Fren nasıl yapılacaktı?
Bunların tamamı mühendislerin deneme yanılma yoluyla çözmeye çalıştığı problemlerdi.
Ravel de bu erken dönemin deneysel mühendislerinden biriydi. Versoix Miras Derneği'nin aktardığı bilgilere göre, geliştirdiği araç petrol kullanan bir motorun gücüyle hareket edebilen erken otomobil örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Ravel'in otomobili neden günümüze ulaşmadı?
Ravel'in otomobil çalışmasının ilginç bir sonu vardır.
1870'te Fransa-Prusya Savaşı başladığında Paris'in savunması için çeşitli tahkimat çalışmaları yapıldı. Ravel'in deneysel aracının bulunduğu yapı da bu çalışmalar sırasında toprak altında kaldı.
Böylece onun erken dönem otomobili günümüze ulaşamadı.
Daha da önemlisi, bu olay Ravel'i ekonomik olarak ağır şekilde etkiledi ve ciddi bir maddi kayba uğramasına neden oldu.
Fakat bu başarısızlık onun mühendislik çalışmalarını bırakmasına yol açmadı.
Tam tersine, ilerleyen yıllarda yeniden motorlar ve mekanik sistemler üzerinde çalışmaya devam etti.
Acetylene ile çalışan iki zamanlı motor
Ravel savaş sonrasında da yeni motor fikirleri üzerinde çalıştı.
Yaklaşık 1880 yılında asetilen kullanan iki zamanlı bir motor geliştirmeye çalıştı.
Burada dönemin teknolojisinin ne kadar deneysel olduğunu anlamak gerekiyor. Günümüzde yakıt sistemleri, enjeksiyon, ateşleme ve güvenlik mekanizmaları çok gelişmiş durumda. O dönemde ise mühendisler farklı gazları ve yakıtları motorlarda kullanmayı deniyordu.
Asetilen deneyleri Ravel için oldukça tehlikeli sonuçlar doğurdu.
Motor üzerinde yapılan çalışmalar sırasında birden fazla kaza meydana geldi. Sonunda meydana gelen büyük bir patlama çevredeki evlerin camlarının kırılmasına kadar varınca Ravel bu sistem üzerinde çalışmayı bıraktı.
Bu olay, erken motor geliştirme çalışmalarının ne kadar riskli olabildiğini gösteren çarpıcı örneklerden biridir.
Oğlu Édouard ile yeniden motor geliştirdi
Pierre-Joseph Ravel'in teknik merakı ilerleyen yaşlarında da devam etti.
Oğlu Édouard ile birlikte yaklaşık 1897 yılında yeni bir iki zamanlı motor geliştirdiler. Böylece baba-oğul birlikte mekanik ve motor teknolojileri üzerine çalışmaya başladılar.
Ravel ailesinin mühendislik merakı yalnızca motorlarla da sınırlı kalmadı.
Farklı mekanik sistemler, ulaşım araçları ve çeşitli pratik makineler üzerinde çalıştılar.
Bu yönüyle Pierre-Joseph Ravel'i yalnızca "erken otomobil üreticisi" olarak tanımlamak eksik kalır. O daha çok sürekli yeni problemler arayan ve bunlara mekanik çözümler geliştirmeye çalışan bir mucit karakterine sahipti.
Ölümle sonuçlanan sıra dışı otomobil deneyi

Ravel'in hayatındaki en şaşırtıcı projelerden biri ise 1905 yılında ortaya çıktı.
Pierre-Joseph Ravel ve oğlu Édouard, bir aracın havada takla atmasını sağlayabilecek bir sistem üzerine patent başvurusunda bulundu.
Bugünün otomobil dünyasında böyle bir fikir oldukça sıra dışı görünse de, o dönemde otomobil yalnızca ulaşım aracı değil, aynı zamanda büyük bir gösteri ve eğlence unsuru haline gelmeye başlamıştı.
Ravel ailesi bu sistemi yalnızca kağıt üzerinde bırakmadı.
"Tourbillon de la Mort", yani "Ölüm Kasırgası" adı verilen gösteride araç kontrollü biçimde havada takla atacak şekilde kullanıldı. Gösteri Paris'teki müzikhol ve eğlence dünyasında sergilendi ve daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar taşındı.

Ancak bu gösterinin sonu trajik oldu.
Amerika'daki gösterilerden birinde araç iniş sırasında kontrolünü kaybetti ve kazada sürücü hayatını kaybetti. Böylece Ravel ailesinin sıra dışı mühendislik denemelerinden biri ölümcül bir kazayla sonuçlandı.
Ravel'in başka bir ilginç icadı: Yapay akıntılı yüzme havuzu
Pierre-Joseph Ravel'in çalışmaları otomobille sınırlı değildi.
Oğlu Édouard ile birlikte yapay akıntı oluşturan dairesel bir yüzme sistemi geliştirdiler.
Amaç, yüzücünün sürekli akan suya karşı yüzerek antrenman yapabilmesiydi. Böylece olimpik ölçülerde büyük bir havuza ihtiyaç duyulmadan yüzme çalışması yapılabilecekti.
Bu fikir, çalışma prensibi açısından modern karşı-akıntılı yüzme sistemlerini hatırlatıyor. Versoix Miras Derneği bu sistemi modern jakuzilerin atası olarak tanımlıyor; ancak bunu doğrudan günümüz jakuzisinin birebir kökeni olarak görmektense, yapay su akışı oluşturan erken bir mühendislik fikri olarak değerlendirmek daha doğru olur.
Pierre-Joseph Ravel ve Maurice Ravel
Pierre-Joseph Ravel'in bugün en çok tanınmasının nedeni kuşkusuz oğlu Maurice Ravel'dir.
Maurice Ravel, 7 Mart 1875'te Fransa'nın Bask bölgesindeki Ciboure'da dünyaya geldi. Pierre-Joseph Ravel'in oğlu doğduktan yalnızca birkaç ay sonra aile Paris'e taşındı.
Maurice Ravel'in müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda ortaya çıktığında babası onu destekledi.
Pierre-Joseph'in kendisinin de müziğe ilgi duyduğu ve amatör düzeyde piyano çaldığı aktarılır. Maurice Ravel'in daha sonra kaleme aldığı otobiyografik notlarda babasının müzik konusunda sıradan bir amatörden daha bilgili olduğu ve onun müzikal gelişimini desteklediği belirtilir.
Bu durum oldukça ilginç bir aile tablosu ortaya çıkarır.
Bir tarafta motorlar, demiryolları ve mekanik sistemlerle ilgilenen bir mühendis vardı.
Diğer tarafta ise zamanla 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden biri olacak bir çocuk yetişiyordu.
Pierre-Joseph Ravel'in teknik dünyası ile Maurice Ravel'in müzik dünyası birbirinden çok farklı görünse de, her ikisinde de ayrıntıya ve işçiliğe verilen önem dikkat çekicidir.
Mühendislik ile müzik arasında beklenmedik bir bağ
Maurice Ravel'in müziği son derece kontrollü, ayrıntılı ve titiz yapısıyla tanınır.
Bu nedenle bazı yazarlar, onun babasının mühendislik dünyasıyla yetiştiği aile ortamı arasında kültürel bir bağ kurmuştur. Özellikle Igor Stravinsky'nin Ravel'i "İsviçreli saatçi" metaforuyla tanımlaması, bestecinin müziğindeki olağanüstü işçilik ve hassasiyeti anlatmak için kullanılmıştır.
Elbette bu, Maurice Ravel'in müzik anlayışının doğrudan babasının mühendislik mesleğinden kaynaklandığını kanıtlamaz.
Fakat Ravel ailesinde teknik merak, el becerisi, ayrıntıya dikkat ve farklı fikirleri deneme isteğinin güçlü olduğu açıkça görülür.
Son yılları
Pierre-Joseph Ravel hayatının ilerleyen dönemlerinde de mühendislik ve icat çalışmalarını sürdürdü.
Ancak sağlığı son yıllarında bozulmaya başladı. 1906 yılında geçirdiği beyin kanamasının ardından İsviçre'nin Cenevre Gölü kıyısındaki Hermance bölgesinde dinlenmeye gitti. Bu dönemde oğlu Maurice de yanında bulundu.
Pierre-Joseph Ravel 13 Ekim 1908'de Fransa'nın Levallois-Perret kentinde hayatını kaybetti. 76 yaşındaydı.
Pierre-Joseph Ravel neden önemlidir?
Pierre-Joseph Ravel'in adı bugün çoğu kişinin karşısına Maurice Ravel'in babası olarak çıkar. Oysa kendi hayatı incelendiğinde çok daha farklı bir portre ortaya çıkar.
O, otomobilin henüz yeni ortaya çıktığı bir dönemde motorlu araçlar üzerinde deneyler yapan, buhar ve içten yanmalı motorlarla çalışan, yeni yakıtlar deneyen ve ulaşım teknolojisinin geleceğini anlamaya çalışan mühendislerden biriydi.
1868'de ulaşım amacıyla kullanılabilecek yağla ısıtılan buhar jeneratörü için patent alması, erken otomobil çalışmalarına katılması, iki zamanlı motorlar geliştirmesi ve oğlu Édouard ile sıra dışı mekanik projelere imza atması onun döneminin meraklı mucitlerinden biri olduğunu gösteriyor.
Üstelik geliştirdiği otomobilin savaş sırasında yok olması ve bazı deneylerinin ciddi kazalarla sonuçlanması, erken otomobil tarihinin ne kadar riskli ve belirsiz bir dönem olduğunu da hatırlatıyor.
Belki de Pierre-Joseph Ravel'in hayatındaki en ilginç ayrıntı şudur:
O, otomobilin geleceğini şekillendirmeye çalışan bir mühendis olarak yaşadı; oğlu Maurice Ravel ise müzik tarihinde kalıcı bir iz bıraktı.
Biri motorların ve makinelerin dünyasında, diğeri notaların dünyasında çalıştı. Ancak ikisinin de arkasında merak, teknik ustalık ve ayrıntıya verilen büyük önem vardı.
Bugün Pierre-Joseph Ravel'in geliştirdiği araçlardan hiçbiri elimizde bulunmuyor. Fakat 19. yüzyılın henüz çok erken bir döneminde motorlu ulaşım fikrini gerçeğe dönüştürmeye çalışan bu mühendis, otomobil tarihinin daha az bilinen öncülerinden biri olarak anılmayı hak ediyor.